Vücuda vurulan Darbelerin Etkileri




 
Üst seviyeye vurulan darbeler: (omuzların üzerindeki kalan saha) Başın üzerine gelen darbeler:
Şekil 1
Beynin üst ön kısmına frontal (beyni önden koruyan yassı kemik) ve periatal (beyni  yanlardan ve üstten kuşatan yassı kemik) kemiklerin ayırım noktasına gelen darbeler başa gelen en sert darbelerdir. Şekil:1 de başın önündeki ve yanındaki kemiklerin yandan birleşme yerlerini görüyorsunuz.Buraya Satura Coronalis denir. Ön(frontal) ve yan(perietal) kemiklerin kafatasının yukarısında birleşme hattını (satura coronalis)görüyorsunuz.Buraya gelen darbeler başa gelen en sert darbeler kabul edilirler.Vuruş şiddetine göre ölümlere sebebiyet verebilirler. Beyin uyarıcı sinirlerinde ciddi zedelenmelere neden olurlar.

Beynin önündeki frontal gemiğe gelen darbeler yani baş ön kısmı ile satura coronalis arasındaki kısım(alının biraz daha yukarı kısmı) a vuruşlar aşırı beyin sarsıntısına ve taravmaya dolayısıyla nabızın ani düşüşüne ve ölüme neden olabilirler. Travmaya bağlı olarak cranial sinirlerde zedelenmeye neden olurlar.

Şekil 2
Alına gelen darbeler
-Eğer baş vuruşa doğru hareket ediyorsa,vuruşun etkisini iki katına çıkartır. Darbenin hızı ile başın darbe istikametrine yaptığı hız birleşince darbe etkisi toplam kuvvet kadar olur ki bu sırada alına gelen darbelerle oluşan  beyin sarsıntısı beyin zarında (Dura) yırtılmaya neden olabilir.
Alına gelen darbeler çarpışmalarda ve yere düşüşlerde sık olan bir durumdur.Baş bu esnada gevşek konumda olduğundan rakibin başı ile veya yerle olan ani çarpışması beyin sarsıntısına neden olabilir.
-Vuruş, kişinin kafasını ani olarak geriye itebilir.Başın bu ani geri hareketi (tıpkı araba kazalarında olan başın ani ileri geri hareketinin boyun kırıklarına neden olması gibi) boyun incinmelerine ve çok şiddetli acıya sebebiyet verebilir.
-Frontal sinüse gelen bir darbe( Frontal sinüs: burnumuzun henmen yukarısında iki kaşımızın arasına rastlayan kemikteki boşluktur) bir veya her iki gözün görüşünün kararmasına, frontal sinüs kırıklarına, burundan kan gelmesine  veya kemik kırıklarının beyin içine penetre edilmesine neden olabilir.Şekil:2’de frontal sinüs denen kaşlarımız arasındaki boşluğu görüyorsunuz.Bu boşluğa gelen darbe içteki kemiğin kırılıp beyne batmasına neden olabilir.

Şakağa gelen darbeler:
*Kafatasının temporal bölgesinde oluşabilecek bir kırık sonucu planum temporal (kulağın üst,biraz ön bölgesi) bölgede iç kanama meydana gelir.Tam bu bölgede kafatasının içinde seyreden atar damar kafatası kırığına bağlı olarak kolayca baskı altında kalır.Eğer arterde bir kesilme olursa çok şiddetli kanama ve ani ölüm oluşur.Beyin kanamalarında sık rastlanan bir durumdur.Araba kazalarında emniyet kemeri olmayınca kişi refleks olarak başını yana çevirdiğinden şakak kısma darbe gelir ve bu bölgedeki kırık kafatası içindeki arteri kopararak ani beyin kanamasını oluşturur.
*Eğer darbe şakağın 2,5 cm kadar altıdaki bölgeye gelirse zygomatik(elmacık kemiği) kemik delilen bölgede kırıkla beraber ağrılı ağız yaralanmaları devreye girer.Frontal kemik(alın kemiği) ile bu Zygomatik (elmacık kemiği) nin birleşme yerine gelen sert darbe cranial sinirlerdeki travmaya bağlı olarak şuur kaybı oluşturur.Duyu ve motor fonksiyonlarda çökme oluşur.
*Temporal bölgeye (şakak bölgesi) gelen darbeler ayrıca  ayrıca kulak zarı yırtılmalarına neden olan ciddi yaralanmalardır.

Kulağa gelen darbeler:
*Kulağa gelen darbeler beyin sarsıntısına neden olabilirler. Orta kulağa gelen darbe şiddetli denge kaybına sebebiyet verir.
*Kulağa gelen ani vuruşlarda kulak zarının yırtılması sıkışan havanın orta kulağa geçip basınç yapmasına ve sonucunda şiddetli ağrı ile orta kulak yaralanmalarına sebebiyet verir.Ağız burun ve kulak kanaması meydana gelir.Kulak bölgesine gelen darbeler denge kaybı ortaya çıkartırlar.
*Kulak bölgesine gelen darbeler ayrıca çene eklemi çıkmalarına ve incinmelerine yol açarlar.

Göze gelen darbeler:
*Göz bölgesine gelen darbe aynı anda beyinde de şiddetli travmaya bağlı olarak cranial sinirlerde fonksiyon azalmasına ve dolayısı ile şuur kaybına neden olur. Duyu ve motor fonksiyonlar durabilir.
*Göz yuvasının üzerine veya aşağısına gelen sert darbeler ani köz kararmasına ve kapanmasına neden olurlar. Şuur kaybı oluşur ve sinir sistemi kontrol edilemez.
*Göz yuvasında darbeye bağlı olarak azda olsa su birikimi (ödem ) oluşursa geçici olarak körlük meydana gelir.
*Göz kapağı yarılabilir veya kanama meydana gelebilir. Bu durumda da geçici olarak körlük oluşur.  

Burun kemiğine gelen darbeler:
*Burun kemiğimiz burnumuzun üst kısmındadır. Buradan daha aşağısı kıkırdak dokudur. Buruna gelen darbeler burun kemiğinde kırıklara ve kemik ile kıkırdak dokunun ayrılmasına kadar varan yaralanma oluştururlar. Bu durumda çok şiddetli burun kanaması ve geçici körlük oluşur.Eğer bu esnada kişide bayılma durumu oluşursa nefes borusuna kaçan kanamadan dolayı boğulma tehlikesi yaşanır.
Eğer bu kırıkla beraber göz yuvasında da  kırılma meydana gelirse serobrospinal sıvı dediğimiz beyin etrafını kuşatan sıvı oluşan çatlaklardan kırık bölgesine sızabilir.Beyin sıvısı sızıntısı önceleri normal bir burun akıntısı zannedilebilir.Koku duyusu ortadan kalkar.
*Darbe tam burun tabanına yani gözler arasındaki kısma geldiğinde yine beyine gelen darbeden dolayı şuur kaybına ve cranial sinirlere olan yüklenmeden dolayı duyu ve motor fonksiyonların kaybına neden olunur.

Burun altına gelen darbeler:
*Burunun hemen altında tam üst dudak bölgesine gelen darbelerde,(dudakla burun arasındaki hafik çukurumsu kanal (philtrum), aşırı miktarda göz sulanması meydana gelir.
*Çarpa, şiddetine göre dudak yarılmasına, diş çatlamasına,diş kırılmasına veya dişin tamamen yuvasından çıkmasına neden olabilir.Kırılan diş nefes borusuna kaçarsa ani boğulmalar yaşanabilir.
*Çarpma üst çenede bir veya her iki yanda kırılmaya ve bu sebeple çok şiddetli acıya sebebiyet verebilir.
*Darbe beyin sarsıntısına ve şoka yol açabilir.
*Darbe her iki yandaki üst çene kemiklerinin birbiri ile birleşme yerinde, veya çene kemiğinin burun veya şakak kemiği ile yaptığı birleşim yerlerine gelirde buralarda ayrılma meydana getirirse travmanın şiddetine bağlı olarak şuur kaybı ,cranial sinir harabiyetine bağlı olarak duyu ve motor fonksiyonlarda çökme oluşur.

Çeneye gelen darbeler:
*Çenenin tam ortasına alt dudağın hemen altına gelen gelen darbeler şuur kaybına neden olurlar, cranial sinirlerde travmaya bağlı olarak duyu ve motor fonksiyonlarda kayıp söz konusu olur.
*Kulağın ön kısmına mandibula (çene) kemiğinin köşesine gelen darbeler.çene kırıklarına ve çene akleminin çıkmasına neden olabilirler,şuur kaybı ve beyin sarsıntısına bağlı olarak  sinir koordinasyonu bozulur.
*Elmacık kemiğine gelen darbeler zygomatik( elmacık) kemik kırıklarına ve kırık parçalarının sinüs boşluklarına gömülmesine neden olabilirler.Kanama oluşur ve oluşan kan nefes borusuna kaçarak şuur kaybı meydana getirir.
*Yüz sinirlerinde harabiyet olarak,tek taraflı yüz felci oluşabilir.
*Çene kırığı sonucu oluşan dil ligamentlerinde yırtılmaya dil tonusunun armasına ve kişinin şuuru yerinde değilse dilin boğaza kaçmasına neden olabilir.

Gırtlağa gelen darbeler:
Vücuda ait bir çok damar ve sinir bu bölgeden geçerek vücuda dağılır. Bu nedenle insanın en hassas olduğu bölgelerden biri boyun bölgesi ve bilhassa gırtlak diye tabir edilen ön bölgesidir.
*Çarpma boğaza ait şah damarında zedelenmeye neden olabilir.Şah damarı nefes alma boyunca sürekli olarak sertleşir ,nefes verme esnasında ise gevşeyerek çalışır..Darbe sonucu düzenli atışında bir çökme oluşur.Nefes alma esnasında içi komple kan doludur.Tam bu esnada bir darbe alırsa,tekme ile boyun kemikleri arasında kalarak ezilecektir,kopma veya yırtılma oluşabilir ve ani ölüm meydana gelebilir.İnsan vücudunun en tehlikeli öldürücü bölgelerden biridir.Eğer şah damarı ezilirse, şişmesine bağlı olarak şuur kaybı oluşur.
*Çarpma iç carotid (kalın boyun toplardamarı)toplardamarında darbe yaparsa damar duvarındaki zedelenmeye bağlı olarak spazm gelişir ve kan akışı bozulur. Darbe kan pıhtılaşmasına neden olabilir.Bu pıhtı beyne taşınarak trombosise neden olabilir.Yani beyin damarlarında tıkanma meydana gelebilir.Ani ölüm oluşur.
*Omurga arteri boyun omurları boyunca uzanan bir arter olup çarpma şiddetinden  kırılma anında kırık parçası veya çentiklerden etkilenerek zarar görebilir.
*Nervus vagus kalbin ve akciğerlerin kasılmasını kontrol eden bir sinirdir.Beyinden gelir ve dallara ayrılarak boynun iki yanından devam eder.Boyunda Tek tarafa gelen darbeler bu nedenle öldürücü olmaya bilir ancak kalp ve akciğerlerde spaza neden olabilir.Hızlı ve düzensiz kalp çarpıntısı meydana gelebilir.
*4, boyun vertebrasından göğüse doğru uzanan phrenic sinire gelecek bir  darbe göğüs kafesinin diyafram ilebirleştiği yerde  spazma neden olur.Aşırı bir nefes zorlanması meydana gelir.
*Laringeal sinir nerus agusun bir dalı olup ses tellerine,larinkse  gider.yabancı cisimlere karşı nefes alış verişlerde trakeyi kapatır.Nefes borusuna yabancı cisim kaçmasına engel olur.Bu sinire gelen bir darbe,yutkuna sırasında havayolunun kapanması fonksiyonunu engelliyerek boğulma tehlikesi meydana getirir
*Hypoglossal sinir dili kontrol eden siniridir.Bu sinirde meydana gelen bir incine dil kontrolünü zorlaştırır.Boğula tehlikesi meydana getirir.
 *gırtlağın ön bölümüne gelen darbe thyroid ve cricoid kıkırdağın kırılmasına ,larinks sinirinin harabiyetine ve dolayısı ,ile boğulma tehlikesine yol açabilir.


1No:köprücük kemiği
2:sternocleidomastoid kas yani boyun kası
3:Carotid arter (Kırmızı renkii olan)
4:Carotid toplardamar (mai renkli olan)
5:Supraklavicular fossa denen köprücük kemiği üzerindedi çıkurluk.Boyun kası buraya yapışır.
Bu 5 bölgedeki zedelenmeler hayati önem taşıyan sağlık problemi oluştururlar.

*sternocleidomastoid kas boyunun her iki tarafında uzanan kuvetli boyun kasıdır.Buraya gelen kuvetli darbe, bu kas içindeki carotid arterde ve pneumogastric sinirde zedelenme ve bunun sonucu şok meydana getirir.Duyu ve motor fonksiyonlar kaybolur.
*Supraklavicular fossa denen bölgeye bir darbe olursa .Bu bölge gırtlağın ön tarafında her iki yanda olan ve köprücük kemiklerinin boyna yakın üst bölgesidir.Buraya boyun yan kası olan sternocleidomastoid  kas yapışır.Buraya gelen darbe köprücük kemiği üzerindeki artere ve suplingual sinire zarar verir.Şok ve duyu ve motor fonksiyonlarda kayba neden olur.
*Ağır kırıklarda boyuncuk kemiği akciğerler içine batabilir.Akciğer zarını delebilir.  

Köprücük kemiğine gelen darbeler:
*Köprücük kemiğinde oluşan bir kırık anında omuzun yere sarkmasına ve kol fonksiyon kaybına neden olur.
*Köprcük kemiğindeki bir kırılma nervus vagus denen ana sinirin dallarında zedelenmelere neden olabilir.Buda kolun tümünde veya zedelenen miktara göre belli kısımlarında paraliziye uyuşmaya neden olur.
*Köprücük kemiği üzerindeki arterde kopma olabilir veya kastaki zedelenmeye bağlı olarak kan akışında azalma oluşabilir. Eğer bu durum çok fazla uzun sürerse kangrene çevirir. Nefes alma zorluğu, baş dönmesi koma ve ölüm meydana gelir.
Göğse ve karın bölgesine gelen darbeler,iç organlarda travmaya bağlı olarak destek sinir sisteminde hasara yol açarlar.Şuur kaybı ve şok ile beraber güçlü olarak nefes kaybı meydana gelir.Başa gelen darbelerde otor ve duyu fonksiyonların kaybının aksine pek nefes kaybına rastlanmaz.Ancak göğse gelen darbelere birde nefes kaybı eklenerek tehlikeli bir durum ortaya çıkabilir.

Göğse gelen darbeler: 
*Göğüs kemiği dediğimiz (sternum) kaburgalarımızın bağlandığı yassı kemiğin tam üzerine gelen darbeler çok etkili ve zarar vericidir.Boynumuzun kemen altındaki iki omuz kemiğimizin birleşme hattı olan bu bölgeye gelen bir vuruş Nefes borusunun bloke olmasına ve nefes alınamamasına neden olur.
Göğüs kemiğimizin en alt uzundan başlayarak gırtlak altımıza kadar uzanan bölge  nefes alışını engelliyen tehlikeli vuruş bölgesidir.Yandaki şekilde mavi hatla gösterilmiştir.

*Göğüs kemiğinin üst aşağısına gelen sağ yandaki şekilde kırmızı renkle gösterilen bölgeye gelen bir darbe kalpte,akciğer bronşlarında ,üst vücudu besleyen damarlarda  travmaya neden olabilir. Akciğerleri besleyen damarlarda ve nefes alışlarda fonksiyon kaybına neden oluşturabilir ve şok meydana gelebilir.

*Göğüs kemiğimizin alt düz kısımlarına ve alt ucuna gelen bölgeye ( elinizle karnınıza bastığınızda kaburga kemiklerinin birleştiği alt kısım ve biraz yukarısındaki düz ve sert bölge) bir darbe gelirse karaciğer, mide ve kalpte travma( çarpmaya bağlı zedelenme) oluşabilir. Şoka kadar giden bir tablove sinir sistemindeki rahatsızlıktan  dolayı motor fonksiyonlarda bozulma oluşur.

*Yukarıda tarif ettiğimiz tıpta “solar plexus” denen göğüs kemiğinin tam altındaki içbükey sahaya gelen bir darbe mide,karaciğer ve komşu dokulara zarar verir.Şekil:3 de kırmızı saha ile gösterilen bölgedir.Yani tam karnımızda kemiklerin birleştiği noktanın altıdır. *Göğüs kafesinin yan tarafına gelen darbeler kaburga kemiği kırıklarına e kırılan parçanın akciğerlere batmalarına neden olabilirler. Bir akciğere batan kemik akciğerin sönmesine e kalp akciğerler arasında olduğundan nefes ile şişen diğer akciğerin kalbe basınç yaparak yer değiştirmesine neden olur.Buda ölüm e sebebiyet erir. Yani Kalp eşit şişen akciğerler arasında çalışan hassas bir organdır.Akciğerin birinin şişmesi ve diğerinin iflası ölüme sebebiyet verebilir.Diyafram denen karın zarı yükseldiğinde kırık olan kaburga kemiğine dayanabilir..Bu nedenle tam kasılmayarak nefes alıp vermede aksama olabilir.Diyaframda zedelenme olur ve çalışmaz ise kaburgalar arası kaslar kısa süreli olarak nefesleşmeyi idare edebilir.Eğer diyaframda kanamalı bir irritasyon varsa kişide bu aşırı hıçkırık ile belli olur. Çünkü nefes almak için vücut, göğüs kaburga kemiklerini daha çok kullanamaya başlar. Buda kırık olan kaburganın akciğere batma ihtimallini arttırır.Yani ilk kırılmada akciğere batmayan kaburga kemiği nefes alıp vermekle beraber bir süre sonra akciğere batabilir. Alt bölümde duran ve geride omurgaya bağlı ancak göğüs kemiğine tutunmayan kaburga kemiklerimiz boşlukta olmalarına rağmen çok esnek olduklarından kırılmazlar.
Şekil 4

Karnın Sağ tarafına gelen Darbeler: (Şekil:4) Karaciğerde derin çatlaklara nedenolur, peritonitis denen durum ortaya çıkar.  .diyaframın zedelenmesine ve kanamaya bağlı olarak aşırı hıçkırık hissine neden olur. Çok fazla acı, aşırı duyarlılık e hatta ölüm bile oluşabilir.
Safra kesesi , idrar torbasında yırtılma meydana gelebilir.Yemeklerden önce safra kesesi , yemek hazmını kolaylaştırmak için safra öz suyu ile dolar.Dolu olması nedeniyle yırtılmaya müsaittir.Safra kesesi sadece yemek yenirken boşalır.Safra kesesinin yırtılması öz suyun iç organlara akmasına neden olabilir ki ,sadece cerrahi girişi ile ölümün önüne geçilebilir.

Karnın orta kısmına gelen darbeler: (Şekil:4) *Buraya gelen sert bir darbe Midede kopmaya veya  On iki parmak bağırsağının omurgaya( bel kemiği)  doğru sıkıştırılmasına neden olur.Bu organlardaki yırtık bunların içindeki meteryallerin veya kanın karın boşluğuna akmasına yani -peritonitise- ve ölüme neden olacaktır.Tam nefes alırken solar pleksus denen karnın tam üzerine gelen bir darbe karaciğerin omurgaya doğru baskısına ve ezilmesine .Karın ve omurgalar arasındaki kasların darbe sonucu spazmı (kasılması) nefes alıp verede felce ve ölüme sebebiyet verebilir.

*Karın toplardamarı büyük bir damar olup omurganın( bel kemiği) önündedir.Bir darbe bu damarın bel omurlarına doğru sıkışmasına ve aşırı kanamasına neden olabilir.(Bu olay darbeler sonucu oluşan iç kanama ölümlerinde önemli bir yer tutar)
*Çarpmanın ani şoku ile bir anda akciğerlerde çok fazla sayıda yırtılma oluşabilir.Akciğerlerin bir veya birkaç bölümü iş göremez hale gelir.Yüzeysel zayıf nefes ala ,aşırı acı ve nefes alma esasında ağrı oluşur.
*Göbeğin birkaç santim aşağısındaki bölgeye gelen bir darbe,ince bağırsaklarda ve mesanede ( idrar torbası)zedelenmeye neden olur.Karın içindeki büyük kan damarlarında ve sinirlerde  harabiyet meydana gelebilir, Şok ve motor fonksiyonlarda dura oluşur.
*Karna gelen darbe karın bölgesi kasları çatlak ve kanamalarına ,oluşan kanın karın bölgesinde toplaşarak peritonitise ,yüksek ateşe ve aşırı karın sertleşmesine neden olur.
*Aşağı karın bölgesine gelen bir darbe diyaframda da zedelenmeye bağlı olarak nefes ala güçlüğü oluşturur.Bir süre sonra bu diyaframın kendine gelmesi ile normale döner.Karna darbe alan sporcularda bunu sık görürsünüz.Mideye gelen bir darbe sonucu sporcu karnı bükülerek yere yatar ve nefes alamaz.Bu diyaframın vuruş etkisi ile kasılmasından ve nefesi kontrol edememesindendir.

Karnın sol kısmına gelen darbeler: (Şekil:4)

*Darbe midede zedelenmeye yol açabilir. *Darbe sol böbreğin yanında diyaframın altında ve dokuzuncu ,onuncu , on birinci kaburgalara paralel olan dalakta hasara sebebiyet verebilir.Dalak haznesi kanamaları vücudu aşırı strese sokar.48 saat içinde ölüm meydana gelebilir.Dalaktaki bu incineler o anlık fark edilmeyebilir.Ancak bu basit incinme ve çatlamalar, ileriki aylarda veya yıllarda basit bir tahrişle bile tekrar ortaya çıkarak kanamaya başlayarak ölüme sebebiyet erebilir.
Ayakların dışında kalan kalçaların aşağısındaki kısım.

Karnın ön alt kısmına gelen darbeler:

*Baldırların üzerinde kasıklara gelen darbeler,(apış aramızın her iki yanı) şuur kaybına neden olabilir buradaki arter ve sinirlerdeki zedelenmeye bağlı olarak görülmemiş derecede şiddetli acı  meydana gelir.Kasığa gelen her darbe aslında testislere gelmez .Ancak acının şiddeti ile sporcudaki şekillenme dışarıdan seyredene testislerine gelmiş gibi izlenim verebilir.

*Yan uyluklara gelen darbeler şuur kaybına neden olabilirler. Darbemin şiddeti ile Uyluk kaslarında kramplar oluşabilir. Karında e kalçada şiddetli acıya bağlı olarak bacak fonksiyonlarında kayıp söz konusu olabilir.
Yanda Şekil:5 de mavi boyalı olan yerler kasık bölgesidir.
*Kasığın üst kısmına gelen darbeler bu bölgede bağırsak fıtığı meydana gelmesine neden olabilirler.Mesane veya karın memranında dışarı doğru çıkma meydana gelebilir.Karın duvarında delinme ve çatlamalar oluşabilir.Fıtık, trombosise veya ayağa giden kan damarındaki kan akışına neden olabilir
*Kasığa gelen darbe sidik torbasında yırtılma yapabilir.Özellikle dolu olduğu zaman yırtılmada veya çatlamada idrar vücut içine akabilir.Eğer torbada zedelenme olursa bazen de idrarı tutarak dışarı salmayabilir ve idrar zorluğu ortaya çıkabilir.Şiddetli bir enfeksiyon oluşur.
Kalça kemiğine gelen şiddetli darbe kırılmaya ve ayak hareketi esnasında şiddetli sancıya neden olur.
*Testislere gelen darbeler damar ve sinirlerde travmaya bağlı olarak şiddetli acıya ve motor fonksiyonlarda kayba neden olur. Nefes alma zorluğu ve bilinç kaybı meydana gelir. İdrar yolunda oluşan hasara bağlı olarak  kanamalı gelir
 
Arka yukarı bölgelere gelen darbeler: Boynun arka kısmına gelen darbeler:
*Boyun omurganın en ince bölgesidir.Gelen darbe ile öne ,aşağıya veya burkulma şeklinde bir zedelenmeye maruz kalabilir.
*Travmanın  etkisi boyunda tıpkı araba kazalarında olduğu gibi şiddetli bir boyun travmasına neden olabilir.Boyun incinmesinin semptomları ve baş ağrıları o an değil ileriki bir tarihte de ortaya çıkabilir.
*Çarpma direk olarak boyun kırılmasına ve kırık bölgeden aşağıdaki dokularda komple bir paralizeye  yani sinir sisteminin iflasına neden olabilir.Eğer kırılma 5. servikal vertebranın üzerinde ise çok ani ölüm gerçekleşebilir.
 kırık sidik torbası ve bağırsak kontrolü kaybı oluşturur.Bu nedenle boyun kırığı olanlarda idrar ve dışkı kaçırması olur.Bu ilk yardım için öneli bir ipucudur. Omurilik pek çok sinir dalından oluşmuştur.Herhangi birindeki bir zarar çok ciddi zararlara neden olur.
2 e 4 vertebralar arasındaki Phrenic sinire gelen bir darbe, diyafram kas hareketlerinin kesilmesine neden olur nefes ala fonksiyonu kaybolacağından ölü meydana gelir.Bu sinir kolayca incinebilen sinirlendendir.

Kulak arkasındaki konkav( içbükey) çukura gelen darbe (kulak ile mastoid çıkıntı arasındaki bölge) travmaya neden olur cranial sinir ve spinal kord taki travma sonucu  sinir ve motor fonksiyonların kaybı oluşur.
  Darbenin etkisinden sallantı şoku beyne ulaşırsa beyin sarsıntısı meydana gelebilir.

Arka orta bölgeye gelen darbeler:
*Arkada iki skapula (kürek kemiği) nin tam ortasına gelen darbe 3. kaburgalar arası bölgede travmaya neden olarak akciğerlerde ve belkemiğindeki zorlamaya bağlı olarak nefes almada zorlanma ve kan sirkulasyonunda bozulmameydana gelir.Motor fonksiyon kaybı oluşur.
*5. ve 6. toraks (göğüs kafesi) kemikleri arasında meydana gelen bir darbe omurgada (bel kemiği) . aortta, kalpte ve akciğerlerde etkili olur ,sinir ve motor fonksiyon kaybı meydana gelir ve nefes alma durur.
* Belkemiğinin bele kısmına 19 ve 20.ci  vertebralar bölgesine gelen bir darbe genelde taekwondo vuruşlarının yapıldığı en etkili bölgedir.Böbreklerde hidrostatik basınca bağlı böbrekle 20. vertebraya çarparak kopma ve zedelenme oluşabilir.Veya 20. vertebra koparak böbreklere batabilir.Böbrek bağlantıları yırtılabilir ve kanama meydana gelir.Üretra (sidik borusu) tıkanabilir ve enfeksiyon oluşabilir.
Çarpma bu bölgede değişik disk kaymasına neden olabilir,buda bel fıtığı denen oluşumları hızlandırır.
*Omurganın (bel kemiği) ucuna gelen darbeler bel kemiğinin tamamında travmaya neden olurlar sinir vr motor fonksiyon kaybı meydana gelir.

Arka aşağı bölgeye gelen darbeler: Poponun orta hattının tam üzerine (gluteal fold) gelen darbeler statik sinirde travmaya neden olur ve karında  ve kalça bölgesinde görülmedik bir acı meydana getirir.
*soleus muscle (baldır) hemen aşağısına gelen darbe tibialarterdeve tibial sinirde incinme meydana getirir karın ve kalça kısmında motor fonksiyon kaybı oluşturur.
 
Konu hakkında faydalı olabilecek tıbbi bilgiler
Şok:
*Kanın beyinden iç organlara doğru hızlıca çıkması ile oluşur.Beynin çok kısa bir süreliğine de olsa kanla beslenememesidir. Tabi ki çeşitli nedenlere dayanır.Kanamalardan, yaralanmalara ,yanıklardan ,aşırı korku ve ağrıya kadar birçok sebep şok olusunun oluşmasına neden olur.
*Yaralanmalara bağlı şok ,kanamalı açık yaralar veya çok geniş yüzeyli yanık yaralanmaları ile oluşur.
*Kanamaya bağlı şok darbeye bağlı iç kanamalarla oluşur.
*Septik şok enfeksiyona (enfeksiyonun kana karışımı)bağlı olarak kan dolaşımının iflas etmesi ile meydana gelir.
*Sinirsel şok, kişinin başına hoşa gitmeyen ani olayların gelmesi aşırı korku, acı, aşırı üzüntü vs. ile meydana gelir.
*Şok belirtileri halsizlik, nefes alma güçlüğü, cildin soğuması ve  soğuk terleme, rengin solması, susuzluk hissi, ve sonuçta gerçekleşirse koma durumu ve ölüm.
Hematoma: Damardan dışarı sızan kanın oluşturduğu şişme ve yığıntıdır.
Extradural Hemotoma:Kan birikmesinin beyin zarı ile kafatası arasında toplanmasıdır.
Thrombosis:Damarın içinde kan pıhtılaşmasıdır.Veya kan pıhtısının damar içine girmesidir.
Mytoma: Çarpmaya bağlı olarak kas dokusu içinde kanın yığılmasıdır.Kas spazmına neden olur.
Peritonitis :Serbest akan kanın, öd suyunun veya idrarın karın boşluğunda birikmesidir.
Concussion :Beyin sarsıntısı demektir. Kafatası boşluğu içinde beyinin sallanması ile oluşur. Basit tipten başlayıp  öldürücü etkiye kadar, hatta kan damarlarının kopmasına kadar olan ağır vakaları vardır. Beyin zarında kopma ve yırtılma olabilir. Kanama meydana gelirse çok ani ölüme veya sızıntı tarzında oluşursa yaptığı basınç etkisi ile bir süre sonra ölüme neden olur.


KOLLARA GELEN DARBELER:
*Üst kolun arka yüzüne biceps ve triceps kaslarının orta kısmına gelen darbeler, ulnar ve median sinirlerde ve kan damarlarında  travmaya  neden olur. Bu göğüs ve boyunda acı oluşturur ve motor fonksiyon kaybı meydana gelir.Tabi ki darbe humerus ( üst kol) kemiğinde kırılmada meydana getirebilir.Kolda üst kol sinirlerinin (ulnar, radial veya median sinir)zedelenmesine bağlı olarak  üst kol paralizisi (bir nevi uyuşukluk) meydana gelir.
*Dirseğimizin yan yüzüne gelen darbeler ulnar sinirde darbeye neden olur.Büyük bir Acı oluşur göğüs  ve boynumuzda motor fonksiyon kaybı meydana gelir.Darbe eklem zarında yırtılmaya neden olabilir.Dirsekte İleri derecede şişme meydana gelir buda aşırı acı oluşturur.
*kola gelen darbeler kaslarda ve ligamentlerde yırtılmaya ve kaslarda gevşeme meydana gelir.Branchial arterde hasar oluşur.
*Bileğimizin arka kısmına gelen darbeler.(ulna ve radius kemiklerinin birleştiği bölge) median sinirde travmaya ve sonuç olarak elde motor fonksiyon kaybına neden olur.
*Eklemin tam iç kısmına gelen bir darbe ( brachiordialis ve parmaları açan kaslara) buradaki arter ve sinirde harabiyete neden olur.Aşırı acı oluşur.Göğüs ve gırtlak bölgesinde bile acı duyulur.Motor fonksiyon kaybı ve şuur kaybı meydana gelebilir.
*En arka kısmına (avuç içine) özellikle baş parmak ve işaret parmağının birleştiği noktaya gelen bir darbe yine orta parmak ve cici parmak arasına gelen bir darbe median sinirdeki harabiyete bağlı olarak aşırı acı ve şoka neden olur.Yine bu acıda göğüste bile hissedilir ve nefes alış verişi zorlar.Bu durum median sinirdeki zedelenmeye bağlıdır.Elde ve tüm vücutta fonksiyon kaybı oluşur.Bu durum hemen ghen hemen avuç içindeki her kemik kırılmasında oluşur.

AYAKLARA  GELEN DARBELER:

*Uyluğa gelen bir darbe femur denilen uylukkemiğinde kırılmaya ve yer değişimine neden olır. Ayakta durma zorlaşır ve yere yıkılınır. Kırılmakas kılıfında şişmeye ve kasın dışarı fırlamasına neden olur.
*Dizin arka kısmına gelen bir darbe popliteal kan damarlarında kanamaya ve hematoma neden olur.Tabial sinirdeki baskıya bağlı olarak dizde paralizi (hisssizlik) oluşur.Yine darbe kas ve ligamentlerde yırtılma ve kopmalara sebebiyet verebilir.
*Dizin ön kısmına gelen darbe dizde burkulmaya sebebiyet verir.kan damarlarında kopma ve kanama oluşabilir.Eklem bursasında ve ligamentlerinde ve kıkırdağında zedelenme meydana gelir.Hareket esnasında kemikler biri birlerine sürteceğinden çok acı meydana gelir.
*İncik kemiğimizin tam üzerine gelen darbe tibia veya fibia denen kemiklerde kırılma yapabilir.Eğer kırık bir kemikte oluşmuş ise diğer kemiğe bağlı olarak hafif hareket oluşur .Ancak harekete devam etmek diğer kemiğinde kırılmasına neden olur.Çünkü vücut yükünü tek bir kemik taşıyamaz.
*Tarsal kemiklere ayağın üst kısmına gelen bir darbe tibial arterde zedelenmeye bu nedenle acıya ve ayakta motor fonksiyon kaybına neden olur.
*Aşil tendonuna gelen bir darbe tendonun kopmasına ve ayağın geriye dislokasyonuna neden olur.
*Ayağın yan yüzlerine gelen darbeler ( bilhassa 4. ve 5. metatarsal bölge) incinmeye, aşırı acıya ve yürüme zorluğuna neden olur.

SİNİR ZEDELENMELERİ:

Sinirlerin etrafı myelin bir zar tarafından çevrilidir.Bu zar keskin olmayan darbelerle de ezilebilir.Oluşan bu baskı geçici olarak paralizilere neden olur.Eğer siniri çevreleyen bu myelin tabaka kesilirse sinirin iyileşmesi uzun zaman alabilir.Eğer sinirde bir kopma ve kesilme söz konusu olursa kalıcı paraliziler oluşur. Brachial Plexus Siniri:
Bu sinir boynun üzerinden gelir spinal kordun (omirilik) yanından omuzun biraz üzerinden klavikula (omuz kemiğinin)  altına girer koltuk altından geçerek kolun aşağısına kadar uzanır.Bu sinir boynun yanına gelen darbelerle, omuz kemiği kırıklarında veya koltukaltına gelen darbeler sonucu zedelenebilir. Medulla Oblongata:
Kafarasının tabanında olup spinaya ( omirlik) bağlanır.Burası en önemli vital noktalardan biridir.Kafatasının altına gelen darbelerden etkilenir. Sciatic Sinir:
Vücudun en büyük sinirlerinden biridir.Butlarımızdan çıkar ve arka ayağımızın arka kısmında tam ortadan aşağı doğru uzanır.Cildimizin 2-3cm altındadır.Ayak hareketlerini kontrol eder ayağın yükseltilmesi tekrar yerine konması hep bu sinirin uyarıları iledir.Bu sinirin etrafını sıkça saran bir kas dokusu ile koruması fazla yoktur. Thoracic Section of the Spinal Cord:
Omiriliğn (bel kemerimizin) boyundan sonra en zayıf bölgesi aşağı bel bölgesi kısımlarıdır.Buraya gelen darbeler omirilikzedelenmelerine neden olabilir. Cranial Nerves:
Baştaki herhangi bir hayati bölgeye gelen bir darbe cranial sinirde travmaya neden olur. Bu komple sinir koordinasyonunun bozulmasına ve şuur kaybına yol açar ve vaskuler şok oluşur.11 tane cranial sinirkolu vardır bunlar duyu ve motor fonksiyon veya her ikisini birden de görürler.
Bunlar: Olfactorius Opticus Oculomotoris Trochlearis Trigeminus Abducens Facialis Acousticus Glossopharyngeus Vagus Spinal Accessorius Hypoglossus

FONKSİYON KAYBI:
Üst ayak içindeki müşterek peroneal sinire gelen darbe acıya ve motor fonksiyon durmasına neden olur. Fonksiyon kaybı genelde stimüle edici motor sinirlere gelince oluşur. Kas kümesine gelen ağır darbelerde de fonksiyon kaybı meydana gelir. Yine bacak eklem bölgesine gelen darbeler fonksiyon kaybına neden olur. Buna saldıran ve vuruş yapan kimsenin acemiliği ve savunma tekniklerinin bilinmemesi yol açar.
Ayak ve kollardaki motor fonksiyon kaybı 30 dakika ile 2-3 dakika arasında  sürebilir .Tabi darbenin şiddetine göre daha uzun sürdüğü zamanlarda olur.Geçici Fonksiyon kaybı sinirsel-kassal bir tepki olup,kişinin dayanıklılığı ile ilgili bir durum değildir.Kişi belki oluşan acıya dayanabilir ve sabredebilir ama gelen darbenin etkisi ile fonksiyonunu hemen yerine getirmesi söz konusu olamaz.Doping ilaçları kullananlarda da fonksiyon kaybı aynen oluşabilir bu kimselerde ancak acının etkisinden kurtulabilir ve daha dayanıklı olabilirler ancak dopingin fonksiyon kaybına yapabileceğibir şey yoktur.Çünkü buradaki fonksiyon kaybı direk olarak sinire gelen bir darbenin etkisi iledir.Buda ancak sinir üzerindeki darbe etkisinin geçmesi ile  geriye gelebilir.